27 Mayıs 2013 Pazartesi

Enginar Dolması






Henüz daha mevsiminde iken şu dolma tarifimi veriğimde ilk kez enginar dolması yapmış olmanın mutluluğunu eşe dosta duyurayım dedim iyi etmişim dimi
 Bizim enginarla ilk tanışmamız  hiç hoş olmamıştı sene 1986 Adana’dan İzmir’e göç ettiğimiz yıllar, Allahın vakti çok aynı böyle bir mayıs günü annemle pazara çıkmışız bildiğimiz sebzeleren alıyoruz bide böyle adının sonradan enginar olduğunu öğrendiğimiz garip bişey alıyoruz elimize eviriyoruz çeviriyoruz kokluyoruz yok bişşeye benzetemiyoruz sormakda istemiyoruz hani şöyle hasbel kader birisi çıkıp da kardeş ver şundan derde adını duyarmıyız diye bakınıyoruz yok milet alışkın alıp alıp gidiyor.En sonunda sorduk bir tezgaha
-nedir bu kardeşim?
-??enginaar
-tamamda ilk kez görüyoruz nasıl pişer bu
-ablacım sen bunu al bir bilene sor ben nasıl tarif ediğim sana
Bizdeki cesarete bak sen ne idüğü belirsiz bir nesneyi aldık kös kös eve geldik ilk iş ev halkına tanıştırdık
-bey bak bu enginarmış
Babam aldı evirdi çevirdi bişeye benzetemedi
-yav icat çıkarmayın nassı yicez bunu
-komşulara sorcaz onlar bilirler
-iyi yapın bakalım
-hadi kızım git fahriye ablanı çağır (alt komşumuz ;aslen Arnavut ama doğma büyüme oralılar ondan iyi bilen mi olacak)  
Fahriye abla geldi amaaan dedi bu çok faydalıdır şimdi ben size bir dolmasını yapiğim parmaklarınızı yersiniz bidaha vazgeçemezsiniz
Mutfağın ortasına teşkilatı kurduk ,fahriye ablanın gösterdiği gibi ayıkladık limonlu suda beklettik ilk kez yicez ya bütün kurallara riayet ediyoruz fahriye abla ne derse o,bol soğanlı naneli maydonozlu dereotlu şahane bi iç hazırladık enginara hacet yok al kaşığı eline iç pilav niyetine kaşıkla mis
Neyse efendime söyliğim enginarların içini usta olmasından ötürü fahriye abla doldurdu tencereye oturttu suyunu koydu verdi ocağa  hadi bana eyvallah dedi kadın gitti,annemle ikimiz tencerenin başında bekliyoruz aç bak usulüyle pirinçlerin pişmiş olmasınıdan dolayı yemeğin piştiğine kanaat edip soframızı kurduk enginar dolmalarımızı fahriye ablanın tavsiyesiyle yapraklarını sıyıra sıyıra yemeye başladık ben içimden bu ne be diyorum ama babama karşı isyan bayrağını açamıyorum herkes birbirine bakıyor ki annemin dolmaları nefis ötesi bişey olur Adanalıyız sonuçta salçalı yağlı sulu selli ekmeğimizi bana bana yediğimiz dolmalar nerde bu nerde,küçük kardeşim ozamanlar 5-6 yaşında
-anne ben bunu beğenmedim diyecek oldu ama annemin kaşığı ağzına tıkmasıyla son kelimeyi söyleyemedi
Önümüzde midemizdekinden çok enginar kabuğunu sofrada bırakıp kalkarken o ana dek sesini çıkarmayan babam
-bu yemeği bidaha bu evde görmicem dedi
Enginar dolması ne o evde nede o evden ayrılıp kendi evlerini kuran çocukların evinde pişmedi :)


Enginar ikinci kez evliliğimin ilk yıllarında eltim vesilesiyle,zeytinyağlı yemek olarak çıktı karşıma bu kez daha sevimliydi ,hatta sıkı bir bağ kuruldu aramızda sık sık yapar oldum eşim ve çocuklarda sevdiler ve böylece enginar hayatımızdaki yerini almış oldu ama ne varki benim dolmasına karşı önyargım hiç kaybolmadı
Taaki ben blog açıp boy boy enginar dolmalarıyla karşılaşana dek,dedimki bak ehlikeyf aradan geçmiş nerdeyse otuz sene bir şans daha ver şu garibe,bide sen yap bakalım
Ve sene 2013 enginarın makus talihi değişti



İtiraf ediğim ekmeğimi banarak yiyemediğim yemeklerden pek keyif alamıyorum ki buda böyle bir yemek olmaması hasebiyle nambır van yemekler listeme giremedi ama olsun böyle davet sofralarında ihtişamlı görüntüsüyle göz dolduracağından dolayı ikinci yemek listeme girdi hadi yine iyisin enginar…
Enginar dolması özü itibariyle diğer zeytinyağlı dolmalara benziyor(bezelyeli veya iç baklalı yapılanları kastetmiyorum onlar ayrı)
4 adet enginar için
1-1,5 su bardağı pirinç
1 büyük soğan
½ su bardağı zeytinyağ
1 kaşık domates salçası
15-20 dal maydonoz bir okadarda dereotu ama ben eşim istemediği için kullanamadım gerçi o maydonozuda istemiyor ama okadar karıştırtmıyorum
Tuz ,karabiber,kırmızıbiber,nane
Soğanı kavurup salçayı ilave ettim yıkadığım pirinçleri içine döküp karıştırdım tuzunu ve baharatlarını koyup karıştırdım1 çay bardağı su koyup çekene jkadar pişirdikten sonra maydonozunu doğrayıp tencerenin kapağını kapattım.Enginarların kabuklarını ayıklayabildiğim kadar ayıkladım daha kabuklu bırakanlar var ama bence bu miktar iyidir ayıkladıklarımı limonlu suda beklettim hepsi bittikten sonra enginarları iyice yıkayıp yayvan bir tencereye yerleştirip iç harcını ortalarına doldurdum enginar seviyesine kadar yağlı su koyup iç malzemesi zaten yarı pişmiş olduğu için enginarlar yumuşayana kadar pişirmek yeterli oldu
İç malzemesine dolmalık fıstık ve kuş üzümüde konabilir ama ben tercih etmedim
Enginarlar hâlâ tezgahlardayken bir deneyin bakalım,kolay gelsin afiyet olsun…
son olarak hep yapmak istediğim bişey var onuda yapiğim zeytinyağlı enginar tarifime buradan ulaşabilirsiniz,oh be :))

18 Mayıs 2013 Cumartesi

Kek'in yalın hâli





Kek, en sadesinden en süslüsüne en aromalısına en kabarmışına en sönmüşüne kadar sabah kahvaltısından beş çayına midem kazındı ne yesem de yatsam saatine kadar,ani gelen misafirden, günler önce aramış olanına kadar yedisinden yetmişine kadar her çeşidiyle her saatte her durumda ve her yaşta varlığını ortaya koyan yegane pastadır benim için…
mutfak hikayesine kek’le başlayanların sayısı hatrı sayılır orandadır bence.Annesi evde olmayan kız çocuklarının en masum yaramzlığı :)
-anneminki daha çok kabarıyordu ne koymayı unuttum acaba??(kabartmatozu olmasın,hoş o zamanlar karbonat kullanılırdı)




Hayatımın ilk onbeş senesinde evde en çok gördüğüm şeydir diyebilirim.Bahçeli bir evde oturmanın ve komşuluk ilişkilerini had safhada yaşamanın , artı annemin tatlı dilli bol sohpetli ikide hamarat kızının!(ben ve ablam)olmasının getirisi olarak bizim bahçe komşuların istilası altındaydı hemen hergün.Biz mütemadiyen çay saati gelince çayı demlerdik zaten, iki komşu geldimi annemin kaşları oynamaya başlardı biz durumu çakardık sağ kaşı kısır yapın sol kaşı kek çırpın,hakkını yemiyim bu konuda ablam daha hamarattı ben getir götür yapardım en sonundada dama çıkıp asmanın en körpe yapraklarını toplardım kısırın yanına haşlayıp koyardık.
 Servisin başladığı anlar bahçenin en kalabalık muhabbetin en koyu olduğu anlardır o an ortama hakim olamlı atmaca bakışıyla boş bardak kollamalısın iyi bir evkızı servisi aksatmaz, annesi yerinden kalkmaz,çaylar bitti nerdesiniz demez,kızlar misafirler arasında sek sek oynarken anne, amanda ne güzel kız yetiştirmişimin verdiği gururla o kaynar çayı iki yudumda içip en hızlı çay içen kişi ünvanınıda kimseye kaptırmaz.Biz daha bir turu bitirememişiz be kadın azcık yavaş iç şu çayı o an anneme en kızdığım anlardır…
 Birde servis bittikten sonra bigudiyle kıvırdığı saçlarını ve fırfırlı eteğini savurtturarak gelip kısır kaldımı kızlaaar diyen komşu kızları sizede çok kızıyordum bilesiniz





  Evet ne diyorduk kek, tarife hacet yok aslında ben klasik malzemelerini ve bir iki püf noktasını vericem gerisi size  kalmış
Kek için kullanılacak malzemeler
Yumurta
Yağ
Şeker
 Su, meyve suyu veya süt
Un ve
Kabartmatozu
Miktarları kullanılacak kalıba göre artıp azalan bu malzemeler genellikle
4 yumurta
1 veya ½ bardak sıvıyağ
1,5 veya 2 bardak şeker
1 su bardağı ılık su
2,5-3 arası un
1 paket kabartmatozu şeklinde sıralanır benim tariflerimde




Sade kek için yumurta miktarı aynı olmak üzere 1/2 su bardağı yağ 2 su bardağı şeker 1 su bardağı ılık su 2,5 su bardağı un kullanıyorum içine portakal, limon rendeleyebilirim ceviz, fındık, kuşüzümü çikolata parçacığından herhangi birini koyabilirim elma doğrayabirim veyahut elma dilimleriyle üzerini süsleyip tarçın serpebilirim,havuçlu yapabilirim ,kakaolu yapabilirim, eğer kakao kullanacaksam yağ miktarını arttırıyorum(1 bardak)un miktarını azaltıyorum(2 bardak) hamurun bir kısmını kakaolu yapıp beyaz kısmını kalıba döktükten sonra kakaolu kısmını rastgele üzerine gezdirebilirim.



Bunlar en sade kremasız süslü püslü olmayan halleri birde işin kremalı, şeker hamurlu bilumum süslemler kullanılarak yapılan artistik kısmı varki o artık işin uzmanlık alanı bunun için özel yeteneklerinizi kullanabileceğiniz gibi bu işi yalamış yutmuş üstadlardan ilham alabilirsiniz ki ben bu konuda Allahın özel yetenek bahşetmemiş olduğu amma fakat azimli hevesli öğrenme kabiliyeti yüksek bir kulceğzi olduğumdan ikinci yolu tercih ediyorum ekseriyetle
Bunca yıllık kek yapıcısı olarak ilk denemelerini yapacaklara hüsrana uğramamaları için dikkat etmeleri gereken bir-iki noktayı da vurgulamak gerekirse ki bunlar bütün otoritelercede söylenen işte malzemeler oda sıcaklığında olsun fırın önceden ısıtılmış olsun  malzemeler bayat  olmasının dışında benim önceleri pek itimat etmeyip sonra sonraları vasat olan keklerimi zirveye oturtma çalışmalarım neticesinde illaki dikkat ettiğim noktalar
-kullandığım malzeme oranıyla kalıbın hacminin dengeli olması
-kalıbı yağlayıp unlamam gerektiği
-şeker ve yumurtayı iflahım kesilene kadar çırpmam gerektiği(abartmayalım canım hepi topu 5 dakkacık)
-kek piştikten sonra fırından hemen çıkarıp  üzerine nemli bir bez örtüp ilk sıcaklığı geçene kadar bekleyip kesinlikle tam soğumasını beklemeden kalıptan çıkarmam gerektiği
Bunun üzerine pazar kahvaltınızı bir kek'le şenlendirin artık,kolay gelsin...

 (üst resimdeki kırmızı kek fanusunu hediye eden canım veciha'ma buradanda teşekkürediyorum)

2 Mayıs 2013 Perşembe

Kabak Dolması






Domatesli salatalıklı maydonozlu nefis bir kahvaltıdan sonra çamaşırlarımı balkona asıp kabak dolması yapmaya koyuldum yazmı geldi ne ? :)
 Fonda Sezen Aksu
Unuuttunmu beni diyor
Ben hâlâ dolanıyorum avare
Hani görsen eni konu divane
Pek benim haleti ruhiyeme uymadı ama güzel şarkı,Sezenle başladığım kabak dolması Ferhat göçerle,Murat bozla devam etti.Dolmayı ocağa oturttum telefon çaldı arayan gül(gül kimmi hemşerim,lise arkadaşım, dostum…)  
_kahveyi koy geliyorum
Allahım şuan bundan daha büyük bir keyif olabilirmi
Kahvelerimizi içtik,sağdan soldan konuştuk reytan ablanın resim sergisine gitmek üzere randevulaştık allahaısmarladık güle güle faslından sonra işlerimin bitmiş yemeğimin pişmiş  olmasının verdiği hafiflikle hadi bide anneme gidiğim dedim ordada çay muhabbet çocukların ipiydi topuydu derken akşam oluverdi.
 Uzun günün bereketi işte,seviyorum ben yazı vesselam…



Dolmanın tarifine gelince bikere ben kabağı etli sevenlerdenim hoş hepsini etli tercih ederimde hadi biberi zeytinyağlı yapıyorum ama kabaktır patlıcandır etsiz olmaz bende

5-6 tane orta boy kabak,
200-250 gr. Kıyma,
2 su bardağı pirinç,
Büyükse bir tane küçükse iki tane soğan,
Bir tutam maydonoz,
Birer tatlı kaşığı,kırmızı biber, kurunanne
Bir çay kaşığı karabiber
Bi çimdik kimyon(benim eşim sevmediği için anlayıpta yemezse korkumdan az kullanıyorum aslında bir çay kaşığı iyidir)
Tuz,
½ su bardağı zeytinyağ(kıyma yağlı değilse yağ miktarı arttırılabilir)
Unuttuğum bişey varmı bi bakiğim yok galiba tamam



 Şimdi öncelikle içi hazırladım pirinci yıkadıktan sonra soğanı maydonozu doğrayıp kıymasını baharatlarını yağını tuzunu koyup karıştırdım
 Kabakları yıkadıktan sonra ortadan ikiye böldüm benim annemden kalma kabak oyacağım var onunla içini temizledikten sonra bir parmak kadar ağzında boşluk kalacak şekilde içlerini doldurdum tencereye birbirinin ağzını kapatacak şekilde sıraladım üzerine yağlı salçalı su gezdirip (kabakların yarısına kadar)birazda tuz serpip orta ateşte pirnçler biz piştik artrık diyene kadar ki bu süre 40 -45 dakika  pişirdim.
Ben yanına cacık yaptım yoğurtlada servis yapılabilir salata olmaz galiba başka ayran olabilir,artık Allah ne verdiyse afiyet olsun…

17 Nisan 2013 Çarşamba

Çikolata Dolgulu Kurabiye






Blog yazılarını ikinci plana atma sebeplerimden biridir bu kitaplar. Epeydir ihmal etmiştim, sena’nın siddetle tavsiye etmesi ve her telefonda
-anne okudunmu
 Israrı üzerine bir tanesinden başlayayım dedim, bir diğeri, bir diğeri derken fena kaptırdım özlemişim meğer ben bu işi
Birde üstüne Yağız Efe’nin kırk uçurma gezmeleri eklenince  e birde ehlikeyf olunca tarif marif hakgetire
Yağız Efe apatmanımızın paşası 4 aylık olmak üzere komşum ilknur’un üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Yağız annesine uykusuz geceler geçirtsede bizim için bal kaymak :)
Apartmanımızda komşuluk ilişkilerinde unutulduğu söylenen değerlerin hâlâ varolduğunu söyleyebilirim bunları yaşatmanında bizim elimizde olduğu kanaatindeyim  
Yeni taşınan birine bir yorgunluk çayı yanında bir kek bir poğaça ikram ederek hoş geldiniz demenin evinden cenaze çıkan komşuya bir tencere yemek götürmenin doğum yapan komşunuza misafirlerinin en yoğun geldiği günlerde hadi sen bebeğinle ilgilen ben ortalığı toplarım demenin zor bir yanı olmasa gerek
Gelelim kırk uçurmaya yeni nesil bilmiyor olabilir belki şimdi şöyle bebek doğduktan sonra ilk kırk gün bebek görmeye gidilir eğer doğumun ilk günlerinde gidiliyorsa hediyenin yanı sıra bir çeşit tatlı ,pasta,çörek börek de götürülür
Kırk gün bittikten sonra bu kez bebeği olan kişi kendisine gelenlere yakınlarıyla birlikte gider
Evsahibide misafirlerini en güzel şekilde ağırladıktan sonra bebek için hazırladığı hediyeyi iyi dilekleriyle birlikte annesine verir bu hediyenin en klasik olanı yumurtadır ama artık bebek giysisi yada bebeğe uygun herhangi bir şey tercih ediliyor
Bu kamu spotu bilgilendirmesinden sonra gelelim bizim günümüze bikere kalabalık muhabbeti bol neş’esi bol kahkahası bol bir gündü, misafiri çok sevdiğimi, misafirlerime hazırlanmaktan keyif aldığımı, her gelişlerinde değişik sununmlarda bulunmayı ama damak zevklerine uygun olmasına da dikkat ettiğimi bilen bilir
 Misafirlerim arasında ilk kez gelenlerde vardı daha önce gelmiş olanlarda tariflerimi birbir gözden geçirip genel zevke hitap edecek aynı zamanda bebek gezmesinede uygun olacak cicili bicili bişeyler hazırlamak istedim ben sunumumdan memnun kaldım misafirlerimin de memnun kaldığı sinyallerini aldım en sonundada Yağız Efe’mize aldığımız minik hediyemizle ve iyi dileklerimizle misafirlerimizi uğurladık (bu işleri bernayla birlikte yaptık çoğul kullanmam bundandır)
 İkramlarım arasında daha önce tarifini verdiğim


tarifini vermediklerimden
Çikolata dolgulu kakaolu kurabiye
Kısır
Kumru
Ispanaklı çarşaf böreği
arasından kurabiyenin tarifini veriğim ilk olarak

Azıcık uyduruk bir kurabiyeydi ama çok beğenildi uyduruk olması evdeki ve eldeki malzemeleri kullanmak zorunda olmamdandır yoksa baştan savma gibi algılanmasın Aslında kurabiyeyi yapmaya başlamadan evvel malzemelerin olup olmadığını kontrol ettim baktım var ama miktarının yetmeyeceğini kestirememişim bende mutfakta çare tükenmez düsturundan yola çıkarak dolaplara şöyle bir göz attım ve en yakışacak malzemeye attım elimi

 Bu kurabiyeyi daha önce bir vesileyle birilerine yapmıştım onun içine pudingi pişirip koymuştum  bilmem ondanmıdır kurabiyeler yayıldı lezzeti çok güzeldi tarifi istendi falan ama bu ikinci yapışımda bunu göze alamadım ve içine çikolata koymayı uygun gördüm
Ben malzemelerde başlayarak tarife geçiğim en iyisi
1 paket margarin
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı pudra şekeri
1 paket kakao
1 paket kabartmatozu
İç dolgusu
Çikolata
Fındık ezmesi
Üstünü süslemek için çikolata sosu
Margarini oda sıcaklığında yumuşattıktan sonra sıvıyağı pudra şekerini kakaoyu,kabarmatozunu katıp karıştırdım unu azar azar ilave ederek orta yumuşaklıktan biraz daha katı bir hamur yoğurdum öte yanden çikolatayı benmari usulü eritip bu hamura bu çikolata yetmez kanaatine varıp nasıl arttırsam arayışına girip fındık ezmesini bu iş için uygun görüp yarım paket kadarını çikolatyla karıştırdım hah şimdi oldu diyerek içim ferahlatıp işime devam ettim






Hamurdan mandalina büyüklüğünde (ya şu ölçü işine bi çözüm bulalım arkadaşlar elime aldığım hamur hangi sebze zerzevata benziyor stresi yaşıyorum ben)bir parça koparıp içini oydum çikolatalı dolgudan bir çay kaşığı koyup ağzını kapatıp tepsiye böylece sıraladım 20-25 dakika pişirdikten sonra fırından çıkardım soğuduktan sonra üzerini çikolata sosuyla süsledim

 Bu kurabiyenin içine Hindistan cevizi konabilir ceviz tarçın karışımı konabilir veya kendi fikrinizce başka herhangi bir şey konabilir üzerinin süslemeside değişik malzemelerden olabilir
  İmkanlarınız kısıtlı olsada hayalleriniz sınırsız hayal edin elbet gerçekleşir…
   

5 Mart 2013 Salı

Güveçte Yapraksarma


Güveçte Yapraksarma |  görsel 1
Zeytinyağlı yapraksarma ,davet sofralarının ihtişamlı yemeği ,hazırlanması 2 saat sürüp yemesi daha doğrusu silinip süprülmesi 2 dakika süren  atıştırmalık çerez olmakla sofraların esas oğlanı olmak arasında sıkışıp kalmış bu geneksel yemek yapan kişiye ay acaba bu sefer nasıl olacak türünden bir heyecan yaşatması açısından zaman zaman böyle değişik denemelere maruz kalabilmekte
  Değişik olması yapan kişinin ilk denemesi olmasıyla alakalı bir durum tabiî ki yoksa güveçte sarma pişiren ilk kişi ben değilimdir ,aynı zamanda ekşilik vermesi için erik kullanan da

 Dediğim gibi bunlar benim ilk denemelerim olduğu için sonucu merakla bekledim ilk sarmayı yerken vayy be bu nasssı bişey demeyi umuyordum ama her zaman yaptığım şahane sarmaların dışında(kırkımdan sonra pek bi şımarık oldum ben yaa) ultra mega bir tat yoktu.Amma bi farklılık keşfettim???
 Yapraksarmanın yapılmadığı bilinmediği yöre yoktur ama illaki farlılıkları vardır.Mesela benim annem içini kavurarak yapar , kayınvalidem çiğden hazırlar.İzmirde bulunduğumuz dönemde yediğim yapraksarmalarda salçasızdı ayrıca dereotu dolmalık fıstık kuşüzümü kullanıyorlardı.İç malzemesine vişne konduğunu, pirinçle birlikte bulgur konduğunuda biliyorum.
  Ben annemden öğrendiğim usulde yapıyorum.salçalı baharatlı ,biraz acı biraz ekşi incecik kalem gibi:))
Gelsin malzemeler
3 su bardağı pirinç
2 orta boy soğan
1 kaşık domates salçası
1 kaşık biber salçası
zeytinyağ
Kırmızıbiber,karabiber,kurunane,kimyon
Tuz
maydonoz
Ve tabiî ki yaprak
Yapraklarımı tokatlı komşumdan öğrendiğim şekilde muhafaza ediyorum birkaç senedir çok memnun kaldım ama birhayli tuzlu olduğu için geceden suda bekletmem gerekiyor.Yeteri miktarda çıkardığım yaprakları yıkadıktan sonra suyun içinde beklemeye aldım bir gece önceden.ertesi gün suyunu yeniledim ve içini hazırladım

Zeytinyağı gözkararı döktüğüm için ölçü veremiyorum ama 1 su bardağına yakın olması lazım minik minik doğradığım soğanları zeytinyağda pembeleştirdim salçalarını ilave edip bir iki karıştırdım bolca yıkadığım pirinci ilave ettim tuzunu ve baharatlarınıda yine göz kararı döküp(en az 1 çay kaşığı olmalı)karıştırdım 1 su bardağı kadar su gezdirip aynen pilav yapar gibi önce hızlı sonra kısık ateşte pişirip ocağı kapattıktan sonra maydonozu çok ufak doğrayıp üzerine serpiştirdim kapağını kapatıp yarım saat demlenmesi için beklettim
Daha sonrada iş sarmaya geliyor.Sabırla ve itinayla ,2 saati buldurmadan sardığımı sarmaları güvece yerleştirdim üzerine salçalı yağlı su gezdirdim erikleride serpiştirip 3o-40 dakika  kadar pişirdim.
Bundan önceki sarma içlerine 1 yemek kaşığı kadar nar ekşiside koyuyordum ama bu sefer sanki erikten dolayı çok ekşi olacakmış hissine kapılıp nar ekşisi koymadım ama keşke kullansaymışım.Buda aklınızda bulunsun,afiyetler olsun…


25 Şubat 2013 Pazartesi

Elmalı Kurabiye


Hadi yine iyisiniz bahar geldi diyen bir gündü bugün.Keyifli bir kahvaltıdan sonra çoluğu çombağı toplayıp doooğru annemlere gittik Annemlerin evinin bahçeli olmasının ve artı bahçe duvarının arkasında çocuk parkı olmasının bu gidişteki payını inkar edemicem ama anneme de itiraf edemicem.
 Gerçi bernayı eve sokmadan parka yollayışımdan çakmıştır manzarayı ama bana anlatacakları öyle birikmişki ;’’çocuklar susmuyorki kendi sesimi duyamıyorum’’ demeden iki lafın belini kırmak onunda işine geldi:)
  Birbirimize rüyalarımızı anlattık hoşa gitmeyen taraflarını duymazlıktan gelip yinede hayra yorduk,derya baykalın kulaklarını çınlattık büyük hevesle ördüğü yeni projesini! yollamasını söyledim dalga geçtiğimi sandı,sıradaki projelerinden bahsetti ben yorma kendini dedikçede siz yapmıyorsunuzda noluyor benden yorgunsunuz diyerek de taşı gediğine koydu.
  Anneme gidince banada bir heves geliyorki sorma gitsin eve gelince yıllanmış dantelimi çıkarıp iki dürtesim geliyor ama bir bakmışımki  unlu yumurtalı bir faaliyetin içindeyim
  Son günlerin faaliyetlerinden de kimisi Konya yolcusuydu


 kimisi misafirlere sunuldu







 kimisi ise ev halkının olsada yesek anlarında kaşla göz arasında yapılıp küçük mutlukluklar olarak mideleri şenlendirdi


  Tariflerini vermeye geldi sıra
  Elmalı kurabiye teee çocukluğumuzdan beri yapılan en klasik tarif benim vazgeçilmezim hayır diyemediğim çok değişik şekillerde yapılan bir kurabiye, elmalı tartla hamuru aynı yalnız tartın elmalarını küp küp doğrayarak kurabiyeninkileri rendeleyerek kullanıyorum



  Kurabiyenin malzemeleri
  ½ paket margarin
  ½ su bardağı sıvıyağ
  1 yumurta
  ½ su bardağı pudra şekeri
  2 kaşık yoğurt
  1 paket kabartmatozu
  Aldığı kadar un
  2 orta boy elma
  1 çay bardağından iki parmak eksik şeker
  1 çay kaşığı tarçın
  İlkönce elmaları kabuklarını soyup çekirdek yuvalarını temizleyip rendeledim(acaba böyle yazmasam kabuklu ve çekirdekli rendeleyen olurmuki??)üzerine şekeri döküp elmalar yumuşayana kadar ki bu 6-7 dakikalık bir süre pişirdim ocağı kapattıktan sonra tarçını serpip soğumaya bıraktım
  Margarini oda sıcaklığında yumuşattıktan sonra sıvıyağ pudraşekeri yumurta ve yoğurdu ilave edip bir iki karıştırdıktan sonra unu azar azar ilave ederek yoğurmaya devam ettim bu arada kabartmatozunu döktüm ele yapışmayan orta yumuşaklıkta bir hamur olduktan sonra ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp avuç içinde düzleştirip yarısına elma harcından koyup diğer yarısını üzerine kapatıp kenarlarına çatal bastırdım 180 derecede hafif pembeleşene kadar pişirdim
  Pek çok şekilde yapıldığını söylemiştim ya bunların içinde benim favorim 100de100 mariftte gördüklerim yapım aşamalarını anlatıyor birdahaki sefere bunu denicem

  Yapanlara yiyenlere kolay gelsin afiyet olsun…
  

7 Şubat 2013 Perşembe

Havuçlu Kek






 Okulların tatil olmasıyla birlikte annelerin mutfak faaliyetleri iki katına çıkmıştır eminim yada şöyle düzeltiğim boğazına düşkün çocuğu olan annelerin.
   Bizde durum böyle… birde kız çocuğu olup o kıymetli mutfağınızı  canları sıkıldıkça dağıtabilecekleri oyun alanı gibi görmüyorlarmı
-Anneee internetten bi pasta tarifi aldım deniyebilirmiyim
-Sabır Allahım,say bakiğim malzemelerini
-6 yumurtaaa
-Ne!ilk deneme 6 yumurtamı çocuğum yarım ölçüyle yap sen şunu
-anne bak olmazsa sorumlusu sensin
-taam taam sorumlusu benim
Bide pastadan sonraki durum var
-sena bu ne kız böyle
-ya aslında resimde çok güzel görünüyodu benimki azıcık değişik oldu
-böğh ne kattın kız içine körolmayası zehirlencez bigün
-anne atalım bunu yemiyelim eniyisi
  Hakkını yemiğim güzel yaptıklarıda var geçenlerde bir martha stewart tarifi denedi martha ablam maymun ekmeği dedi ama nimete yakıştıramadım ben o ismi tarçınlı şekerli ekmek dedik biz biraz uzun oldu ama olsun yakıştı



   Bende bu hengamede tezgahta eli yüzü düzgün tadı tuzu yerinde pastalarda olsun diyerekten klasik tariflerimi yapmaya koyuldum.
  Bunların en klasiği en vazgeçilmezi en kabul görürüde hiç şüphesizki kek…





  Ben keki çeşnili aromalı sevenlerdenim ya limon ya portakal rendelerim, fındıklı ,cevizli, havuçlu, üzümlü elime ne geçerse misali
  Kekin ana malzemesi hep aynı zaten farklılık katan katkı malzemeleri, yağını şekerini azaltıp çoğaltmakda mümkün tabiî ki ama ben bi ölçü tutturdum maşallah diyim sünger gibi oluyor şimdi geçiğim tarife
Malzemeler
4 yumurta,
2 su bardağı şeker,
1 su bardağı ılık su,
½ su bardağı sıvıyağ,
2 orta boy havuç,
1 tatlı kaşığı tarçın,
1 su bardağı dövülmüş ceviz,
1 paket kabartmatozu,
2,5 su bardağı un




 Yumurta ve şekeri köpük köpük olana kadar yaklaşık 5 dakika çırptım sonra rendelenmiş havucu,suyu,yağı tarçın ve cevizi ilave edip bir iki sefer çevirdim mikseri sonra unu azar azar ilave ederek çırpmaya devam ettim bu esnada kabartmatozunuda ilave ettim un iyice karıştıktan sonra yağlayıp unladığım kek kalıbına döktüm 200 derecede yaklaşık 30-35 dakika pişirdim.fırından çıkarıp üzerine bir bez örttüm 5-10 dakika sonra kalıptan çıkardım.
  Yapanlara yiyenlere afiyet olsun…