8 Kasım 2012 Perşembe

Cevizli Hurmacık





 Hazır senanın gelmesine daha varken normal ev faaliyetlerimi araya sıkıştırıveriyorum,misafir ağırlamak gibi mesela
Yarın çok çok sevdiğim remziye teyzem,gelinleri, kızı, dünürü,yiğeni  misafirim olacak,hazırlıklarımın bir kısmını tamamladım malum günler kısaldı tatlıları bugünden yaptım.Aheste aheste yapınca daha keyifli oluyor hem,arada komşularla kahve faslını çıkardım bernanın derslerini çıkardım, bi ara televizyon bile izledim öyle bacak bacak üstüne ataraktan değil ama olsun evim canım evim benim:)



  Bu tatlı yarın için yaptıklarımdan değil, birkaç gün önceki misafirlerim için yapmıştım.
  Benim favori tatlılarımdan diyebilirim kendileri için, sonuç garanti ,oldumu olmadımı tasası yok,lezzetine bayılıyorum önceleri ceviz koymadan yapıyordum sonra içine ceviz koyarak yapmaya başladım lezzetine lezzet eklendi…
  Tatlının malzemeleri
 ½ paket margarin,
1 su bardağı sıvıyağ,
1 yumurta,
2 kaşık yoğurt,
½ su bardağı şeker,
1 paket kabartmatozu,
Aldığı kadar un
Bir avuç ceviziçi,
Bir su bardağı irmik(bulamak için)
Şerbeti için
5 su bardağı şeker,
5 su bardağı su
Hamuru yoğurmaya başlamadan önce şerbetini yapıp soğumaya bıraktım.
Margarini oda sıcaklığında yumuşattıktan sonra,sıvıyağ, yumurta,yoğurt,ve şekeri ilave edip karıştırdım,unu azar azar ilave ederek yoğurmaya başladım arada kabartmatozunu ilave ettim ne sert ne yumuşak or ta karar bir hamur oldu.Hamurdan ceviz büyüklüğünde koparıp açtım içine elimle iri iri parçaladığım ceviz içinden koydum  elips şeklinde kapattım irmiğe bulayıp birleşme yeri alta gelecek şekilde tepsiye sıraladım 180 derecede 45 dakika kadar pişrdim.Fırından çıkardıktan sonra ılınasıya kadar bekledim bu arada şerbette soğumuş oldu şerbeti tepsiye döktüm.Servis için şerbeti iyice içine çekmesi lazım buda yarım gün sürüyor bu yüzden tatlıyı geceden yapmak en iyisi, olmadı sabah ilk iş yapmak lazım
  Kolay gelsin,afiyet olsun…

15 Ekim 2012 Pazartesi

Kremalı Elma Tatlısı ve Benden Haberler


  


Son yazımdan bu yana tecrübe ettiğim bişey olduki fizik kurallarına aykırı hareket etmemek lazım anlıyacağınız karpuzları tek tek taşımaya kara verdim :)
  Hal böyle oluncada zamanın nasıl geçtiğini anlasamda öncelik sıralamasında bloğumu güncellemek biraz sonlara kaldı…
  Geçen sene çocuklarını üniversiteye yollayan arkadaşlarımın her rastlaştığımızda (dikkat ederseniz buluşma demiyorum çünki çocuklarının gelip gitme trafiğinden buluşamaz olmuştuk)yoğun tempolarını anlatmalarını şaşkınlıkla dinliyor açıkçası anlayamıyor idim bu sene henüz okullar açılalı bir ay gibi kısa bir süre olmasına rağmen ,senanın da bu süre zarfında bir kez gelmiş olmasına rağmen Allaaam dört sene böylemi geçcek korkusuna kapılmış durumdayım.
  Senayı yollayalı daha on gün olmuştuki ehliyet sınavı için gelmesi gerekti aman evcek bizi aldımı bir telaş senanın sevdiği ne varsa hazırlamaya koyulduk gelmişken onuda yesin bunuda sever derken ön hazırlık aşamasında benim pilim bitti zaten
Sena'nın sevdiği işkembe dolması


Sena'nın sevdiği pancar sarması



Senanın sevdiği profiterol,senanın sevdiği mantı vesaire vesaire vesaire resimlenemedi ...

 Cuma günü geldi bir valiz çamaşırla Pazar günü dönecek olmasa amaaaan kovalayanmı var dursun azcık derim de iş öyle değilmiş makineye çamaşır atılıyor kuruyanlar ütüleniyor sena muhabbet etmek istiyor durup dinlemek gerekiyor…
  İki güne ne sığdırabilirsek hepsini yapmaya çalıştık haa bide arkadaşlarına söz vermiş eli boş gelmicem demiş
-sena lütfen ama al bi kutu kestane şekeri belim ayrıldı artık annecim!
-anne yaa öğrenci halinden anlasana doyurucu bişeyler yapman lazım,şöyle ev tarzı bişeyler,adanalı arkadaşım içli köfte getircek bak ona göre bursanın nesi meşhursa onu götürsem bende
-Fatih ürek hem Bursalı hem meşhur ama götürebilirmisinki
-anne yicek diyorum ben sana!
-anladık heralde anlamzlıktan geliyorum anlasana
-iyi tamam yapma:(
-kuzuuum yapmam demedim annecim ne yapiğim söyle hadi
-çarşaf böreği:))
-!!!
Ve börek yapılır paketlenir Konya yollarına düşer…



Benim tek okuyan çocuğum senamı okullar bitek senayamı açıldı daha sare var Berna var bu arada onlarıda unutmamak lazım okuldan geldiklerinde portakallı,limonlu,cevizli olmadı en sadesinden mis kokulu kekler olmalı tezgahta


 pofuduk poğaçalar olmalı,





 olduda Anne olmak dünyanın en zevkli işi vesselam…  
Bu aradaaaa sanki hiç işim yokmuş gibi ben bide böyle hend meyd mi denir art dekormu denir anacım senin başka işinmi yok denir bilmem ama bu güzelleri yapmaya koyuldum


 bir arkadaşımın atölyesine bi kapanıyoruz fırçalar boyalar desenler kalıplar acaip zevkli benim yaptıklarım bana güzel görünüyor ama çok daha güzellerini yapanlar var bunlar ne işe yarayacak bilen çıktımı merak ettim hadi bi sormuş olayım bakalım:)
  Teee ne zaman öncesiydi bilmiyorum kremalı elma tatlısı yapıp tarifini vereceğimi söylemiştim orijinal tarife yönlendirmiştim aslında ama sözümde durmam lazım dimi belki benim tarifimi bekleyen var belki ben özgün bişeyler katmışımdır(hiç öyle bişey yok)



  Aslında bayram için de alternatif bir tatlı olabilir şerbetli tatlı sevmeyen olabilir sevipte yiyemeyen olabilir şöyle hafif bir tatlı olaydı iyiydi der mesela işte burada
  Bu tatlı için ben kullandığım ölçüleri veriğim dileyen azaltsın veya arttırsın
  8 tane orta boy yeşil elma(sert olmak kaydıyla başka elmada olabilir)
  8 tane petibör bisküvi
  Bir avuç kadar dövülmüş ceviz içi
  Bir çay kaşığı tarçın
  1 su bardağı şeker
  Kreması için
  ½ su bardağı un
  3 su bardağı süt
  Bir su bardağından iki parmak eksik şeker
  2 yemek kaşığı tereyağ
  1 paket vanilya
  İlkönce elmaların kabuklarını soyup ortadan ikiye böldüm  çekirdek yuvalarını temizleyip kesik yüzleri alta gelecek şekilde yayvan bir tencereye sıralayıp şekeri üzerine serpip elmaların yarısına gelecel kadar su ilavesiyle pişirdim elmalar çok yumuşayıp dağılmadan 15 dakika falan sürüyor
  Ceviz içiyle tarçını karıştırıp elmaları avucuma aldım çekirdek yuvalarını bu karışımla doldurup üzerine bir tane petibör bisküvi kapattım bisküviler altta kalacak şekilde tepsiye dizdim.
  Tereyağ ve vanilya hariç krema malzemelerini pişirdim krema olduktan sonra tereyağını ve vanilyasını ilave edip karıştırdım elmaların üzerini kapatacak şekilde döktüm ve bitti... üzerine bolca hindistan cevizide serptim ama o haliyle çekmeyi unutmuşum servis halini çekmeyide unutmuşum olan bu :) 
Afiyet olsun…

10 Eylül 2012 Pazartesi

Hünkarbeğendi



Bi koşu memlekete gidip geldikten sonra boya badana işleriyle başlayıp tatile gidip gelip ramazanı bayramı ihya edip senanın okul kaydı nedeniyle Konya yollarını aşındırıp nefes nefese huzurlarınızdayım...
Bu arada kış hazırlıklarınıda araya sıkıştırıverdim daha da yapacaklarım var(salça tarifinide bi ara veririm inşallah)














 Baktım bu koşturmaca bitmicek dedim hani ehlikeyftin sen dur bi soluklan işte şu an o soluklanma ânım :)

 Ben çocuklar büyüdükçe işlerimin azalacağını zannetmekle ne büyük gafletteymişim benim tempo her geçen gün artmakta üzerimden iş alınacağına işlerim çoğalıyor yorgunluktan ölüyorum ama seviyorumda bu tempoyu bu ne yaman çelişki :) şikayetim yok canım hasbihâl ediyorum iki satır …

Tahmin eder vede hakverirsinizki ben bir koltukta fizik kurallarına aykırı şekillerde karpuz taşıma formülleriyle meşgulken tarifler fotoğraflar hakgetire… numunelik bir-iki tarifim var ki biri yirmi yıllık evhanımlığı sürecinde ilk kez denediğim ve bu kadar geç kaldığım içinde oldukça hayıflandığım bir tarif ben naçizane o tarifi veriğim az biraz işlerim kaldı onlarıda halledip geliğim …


Ben bu yemeği r amazanda iftar daveti için yaptım,İlk kez yapacağım için çok tereddüt ettim hünkarlar beğenmiş misafirlerimde beğenir beğenmesinede ben doğru düzgün bir yemek çıkarabilecekmiyim tereddütüydü benimkisi  ilk kez mutfağa girmiş yeni gelin acemiliğiyle tarif defteri önümde gram hesabıyla ölçe biçe bi okuyorum bi karıştırıyorum kesiyorum doğruyorum derken yemek bitti…
 servis sırasında misafirlerimin gözlerine bakıyorum yemeği bilmeyende yokmuş bu arada
-hünkarbeğendimi bu
-evet evet saray yemeği yapmış yengem bize
-miyase döktürmüşsün yine…
Vaaay ben naapmışım böyle be ya boşuna tereddüt etmişim eee yirmi yılın tecrübesi var hünkarbeğendide neymiş peeeh:))
Hünkarbeğendi yapmak isteyenler için önce malzemeler
Ben o gün yaptığım ölçülerle veriğim dileyen arttırp azaltabilir

2 kilo kuşbaşı et
2 orta boy soğan
1 su bardağına yakın sıvıyağ
2 kaşık salça
Üzerini geçecek kadar su

Beğendisi için

6 tane patlıcan(burada tophane  patlıcan denen tombalak patlıcanlardan)
2-3 kaşık tereyağ
2 kaşık un
2 su bardağı süt
Tuz,karabiber



Kuşbaşı eti uygun ebatta bir tencereye koyup kendi suyunu salıp çekene kadar pişirerek yemeği yapmaya başladım sonra etin üzerine sıvıyağı ve doğranmış soğanları ilave edip soğanlar pembeleşene kadar kavurdum salçasını ilave edip bir iki karıştırdım tuzunu serptim üzerini az biraz geçecek kadar suyunu ilave edip önce huzlı sonra yavaş ateşte olmak üzere pişirme işlemine devam ettim.Etler pişmeye devam ederken beğendisini yapmak üzere patlıcanları közleme işine başladım közlenmiş patlıcanların kabuklarını soyup minik minik doğradım hatta bir çatal alıp bi güzel ezdim tereyağını erittiğim tencereye unu ilave ederek un kokusu çıkana kadar kavurdum soğuk sütü yavaş yavaş ilave ederken topaklanmaması için hızlı hızlı karıştırdım patlıcanları içine atıp iyice karıştırdım tuzunu karabiberini serpip bikez daha karıştırdım etlerin pişmesini beklemek üzere bi kenara aldım.Etler lokum gibi piştikten sonra serviside aynen bu şekilde yapıp misafirlerime sundum.
Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim gerçekten lezzetli şık bir yemek .Ben eti sadece soğanla pişirmeyi tercih ettim ama domates,biber de konabilir birde beğendiye kaşarpeynir konabilir ben en sade haliyle yaptım.
Yapanlara kolay gelsin,afiyet olsun… 


27 Temmuz 2012 Cuma

Tatil ve Ramazan

Tatilimizi sağ salim bitirip eve döndük ve ramazana hızlı bir giriş yaptık.Şimdi ben tatildenmi bahsedeyim ramazanın nasıl geçtiğindenmi bahsedeyim en iyisi ortaya bir karışık yapiğim ben


Tatil giderkende dediğim gibi çocuklara güzel e onlar eğlenincede sorun yok ben de dinlenmedim desem yalan olur şimdi kızlar büyüdü bişeylerin ucundan tutuyorlar artık eşimde bir-iki senedir yav sen hiç dinlenemiyorsun şu yemek işine el atayım bari demeye başladı sağolsun banada hamağa yatıp uyumak kaldı :))bende bişeyler yapiğim canım dediğimde oldu tabi:)


kendime haksızlık etmişim yaprak sarma bile yaptım daa ne olsun,
Bahçeden topladığımız semizotunu her şekliyle yedik ama en çokda gözlemesi...

fırında değil ama fincanda sütlaç:))

ve denize gidipte en çok yenecek yemek pek tabiki balık...

Marmarisi değişik bulduk bu sene güzel bir meydan yapmışlar soluklaniğim azıcık demek için güzel olmuş gecede su gösterisi yapılıyor eğlenceli işte...
 Çok şükürki kızlar bu sene alışveriş delisi olmadılar dönüşte şangıl şungul herbiryerlerinde incik boncuk pek yoktu laf olsun gibisinden aldılar yine bişeyler 
Anladımki berna bu sene büyümüş aramızda en çok geçen konuşma
-berna kumla oynasana annecim kale yap mesela
-haaayır annne ben büyüdüm artık kumla oynamak istemiyorum
kumla oynamak yerine değişik pozlar vermeyi tercih etti e büyümüş işte


kumdan kale yapmadan olurmu hiç âdettendir yapmak lazım berna yapmayınca kim yapacak ben tabiki:)
Gezdik tozduk evimize döndük gitmeden badanamızı temizliğimizi yapmış idik Allahtan, her sene bu sene yapmayalım diyipte aynı hataya düştüğümüz tatile haddinde fazla giysi götürme çılgınlığına artık bir son vermek lazım, uzun süre evden uzak kalmanın ve ya lazım olursa paniğinin aldırdığı ve pek çoğunun valizden çıkma şansı bile bulamadığı giysiler özenle yıkandı ütülendi temiz dolap raflarına itinayla yerleştirildi bu iş üç günümüzü aldı :(
Bu yorgunlukla ramazanın ilk günü kafamı kaldıramam akşama kadar uyurum sanıyordum öyle olmadı sıcaktan başka şikayetimiz yok, her akşam keyifle oturuyoruz iftar soframıza ,Allah zor şartlarda tutanların yardımcısı olsun...
Henüz davetlerimiz başlamadı ilk hafta adaptasyon süreci malum ilerleyen günlerde sevdiklerimizle birlikte paylaştığımız  sofraları yayınlama imkanı bulursam tekrar görüşürüz inşallah :)
tüm blog camiası cümleten hayırlı ramazanlar...







4 Temmuz 2012 Çarşamba

Eve dönüş Tatile Gidiş


Mersinden döndüm de tatile bile çıktım. resimlerde de görüldüğü üzre mersin hatırası olarak getirebildiklerim taze patlıcan kuru patlıcan ve pek tabiî ki cezerye !!
-anne başka getirecek bir şey yokmuydu
-valla limon bahçesiyle tantuni ustası da getirecektim ama valize sığmadı
-aman anneee
-ne aman anne başka ne getiriğim evladım getirilecek şey çokda gelmezki yerinde görmeniz lazım söz bidahaki gidişimde sizide götürcem…
-tabi tabi

patlıcanın en lezzetli hallerinden biri imambayıldı...


Düğün vesilesiyle bir arada olmanında etkisiyle pek neşeli günler geçirdik özleşmişiz haliyle, uzun sohpetleri, iştahla yenen memleket yemekleri,değişen bir yer varmı merakıyla gezilen caddeleri,bizi evinde ağırlamak için birbiriyle yarışan canım akrabalarımı güzel anılar olarak olarak belleğime atıp 25 haziranda mersinden ayrıldık
Hararetli bir yaz temizliğinin ardından 30 haziranda tatile çıktık şu an marmaristeyiz…


Tatilin tadını pek tabiî ki çocuklar çıkaracak,




 ne uzaniğim kumsala ne güneş damlasın içime aheste yaşiğim bi müddet yetecek bana
Ne kadar mümkün olacak döndüğümde anlatırım…

birde bugün kandil cümleten hayırlı kandiller...

18 Haziran 2012 Pazartesi

Mersin Mersin



ehlikeyfchef memlekettinde...
gezecek görecek hasret giderecek ve dönündüğünde fırsat bulusa bi bir anlatacak,göüşmek dileğiyle...

11 Haziran 2012 Pazartesi

Palyaço Külahı



  Elimizde olmayan nedenlerle yayın yapamayıp sonra yazmaya oturunca onumu yazsam bunumu yazsam şunumu yazsam kafa karışıklığının ardından torbadaban palyaço külahı çıktı.Daha önce blogcuda yazarkende tarifi vermiştim ama çok vurucu bir tat olmadı arayışlarım sonucunda daha iyi bir tarif bulursam tekrar yaparım demiştim işte o tarif bu tarif kısmet burayaymış :)
  Ben misafirlerimi şaşırtmayı seviyorum herdefasında değişik tariflerle karşılamaya çalışıyorum blog âlemine dalmadan önce bu işte zorlanıyordum ama burası bir derya,ilk kez gördüğüm bir tarifi denemek için misafirden iyi fırsatmı olur,bunun risk olduğunu söyleyen arkadaşlarım var ama ben tariflere çok güveniyorum şimdiye kadar denediğim tariflerde hüsrana uğramadım,sonucu kestirebildiğim içinde gönül rahatlığıyla misafirlerime ikram ediyorum.
  Yalnız bu tarif arkadaşımın kızı büşracığımdan,kendisi taze nişanlı ve o gece bu külahlardan hazırlamış 80-100 adet kadar, benim 30 tanede iflahım kesildi bilmiyorum artık :)
 




Külahları yapmak için ilk lazım gelen şey sabır anlaşılacağı üzre,ondan sonra
  2 yumurta
1 fincan erimiş margarin
1 fincan süt
1 fincan şeker
1 çorba kaşığı amonyak
aldığı kadar un
kreması için
7 bardak süt
1,5 su bardağı un
1,5 su bardağı şeker
1 paket vanilya
1 paket kremşanti
İlk önce kremayı hazırladım soğuyunca kremşantiyi toz halinde karıştırdım.Sonra hamur malzemelerini karıştırdım unu azar azar ilave ettim orta yumuşaklıkta bir hamur olduktan sonra hamuru üç parçaya ayırdım her parçayı 35 santim(yuvarlak borcam kadar)açtım ince ince şeritler kestim folyodan hazırladığım külahlara bir şerit olacak şekilde sardım külahları yağlı kağıttanda yapabilirsiniz),fırın tepsisine sıralayıp hafif pembeleşene kadar pişirdim.Fırından çıkaedıktan sonra folyoları içinden çıkarıp kremayla doldurdum,üzerine çikolata sosu gezdirip buzdolabında bir gece beklettikten sonra ertesi gün servis yaptım.



Çikolata sosu servis sırasında biraz zorluk çıkardı daha az koymalıymışım yada başka bir şeyle süslemek lazım tabakta tarifini vermek istediğim elmalı tatlı ,püreli tavuk-mantar sote,ve açma var,elmalı tatlıda ilk kez denediğim bir portakalağacı tarifi,süper bişey sırada olmasada ilerleyen zamanlarda vericem tarifi ama acele edenler orjinaline baksın
Palyaço külahlarımıda iftaharla sunarım,bu tarifi deneyin derim ben,afiyetler olsun...