18 Haziran 2012 Pazartesi
Mersin Mersin
ehlikeyfchef memlekettinde...
gezecek görecek hasret giderecek ve dönündüğünde fırsat bulusa bi bir anlatacak,göüşmek dileğiyle...
11 Haziran 2012 Pazartesi
Palyaço Külahı

Elimizde olmayan nedenlerle yayın yapamayıp sonra yazmaya oturunca onumu yazsam bunumu yazsam şunumu yazsam kafa karışıklığının ardından torbadaban palyaço külahı çıktı.Daha önce blogcuda yazarkende tarifi vermiştim ama çok vurucu bir tat olmadı arayışlarım sonucunda daha iyi bir tarif bulursam tekrar yaparım demiştim işte o tarif bu tarif kısmet burayaymış :)
Ben misafirlerimi şaşırtmayı seviyorum herdefasında değişik tariflerle karşılamaya çalışıyorum blog âlemine dalmadan önce bu işte zorlanıyordum ama burası bir derya,ilk kez gördüğüm bir tarifi denemek için misafirden iyi fırsatmı olur,bunun risk olduğunu söyleyen arkadaşlarım var ama ben tariflere çok güveniyorum şimdiye kadar denediğim tariflerde hüsrana uğramadım,sonucu kestirebildiğim içinde gönül rahatlığıyla misafirlerime ikram ediyorum.
Yalnız bu tarif arkadaşımın kızı büşracığımdan,kendisi taze nişanlı ve o gece bu külahlardan hazırlamış 80-100 adet kadar, benim 30 tanede iflahım kesildi bilmiyorum artık :)

Külahları yapmak için ilk lazım gelen şey sabır anlaşılacağı üzre,ondan sonra
2 yumurta
1 fincan erimiş margarin
1 fincan süt
1 fincan şeker
1 çorba kaşığı amonyak
aldığı kadar un
kreması için
7 bardak süt
1,5 su bardağı un
1,5 su bardağı şeker
1 paket vanilya
1 paket kremşanti
İlk önce kremayı hazırladım soğuyunca kremşantiyi toz halinde karıştırdım.Sonra hamur malzemelerini karıştırdım unu azar azar ilave ettim orta yumuşaklıkta bir hamur olduktan sonra hamuru üç parçaya ayırdım her parçayı 35 santim(yuvarlak borcam kadar)açtım ince ince şeritler kestim folyodan hazırladığım külahlara bir şerit olacak şekilde sardım külahları yağlı kağıttanda yapabilirsiniz),fırın tepsisine sıralayıp hafif pembeleşene kadar pişirdim.Fırından çıkaedıktan sonra folyoları içinden çıkarıp kremayla doldurdum,üzerine çikolata sosu gezdirip buzdolabında bir gece beklettikten sonra ertesi gün servis yaptım.

Çikolata sosu servis sırasında biraz zorluk çıkardı daha az koymalıymışım yada başka bir şeyle süslemek lazım tabakta tarifini vermek istediğim elmalı tatlı ,püreli tavuk-mantar sote,ve açma var,elmalı tatlıda ilk kez denediğim bir portakalağacı tarifi,süper bişey sırada olmasada ilerleyen zamanlarda vericem tarifi ama acele edenler orjinaline baksın
Palyaço külahlarımıda iftaharla sunarım,bu tarifi deneyin derim ben,afiyetler olsun...
31 Mayıs 2012 Perşembe
Şöbiyet

Şerbetli tatlı seveneler için güzel bir tat şöbiyet. Şöbiyet yapmaya karar verince acaba başkaları nasıl yapıyor diye bir araştırayım dedim ve bu tarife rastladım.Pratik oluşu hoşuma gitti ama zahmetli olan daha lezzetli bence yinede acil tatlı ihtiyacını karşılaması açısından tavsiye edilebilir hakkınıda yemiğim şimdi..
malzemeleri
1 paket milföy(10'lu paket)
1 su bardağı irmik,
1 su bardağı su,
125 gr. tereyağ,
şerbeti için:3 su bardağı şeker,3 su ardağı su
İlkönce irmik ve suyu ocakta katılaşana kadar pişirdim bu hamurun içine koyduğumuz kaymağı oluyor, irmiğe göre su oranı az gibi görünsede tam denk geliyor ayrıca milföy miktarınada denk geliyor.
Sonra oda sıcaklığında yumuşayan milföyleri dörde böldüm,irmikle hazırladığım kaymaktan çay kaşığıyla bir ucuna koyup diğer ucu üstüne getirip kapattım çok sıkmadan hafif yapıştırdım.Fırın tepsisine sıralayıp erittiğim tereyağı üzerlerine gezdirip 180 derecede 25-30 dakika pişirdim.Fırndan çıkarıp soğumaya bıraktım önceden hazırladığım şerbetide soğuk olarak üzerine döktüm.
tatlı tarifi bu kadar arkadaşım fatoşa teşekküretmek istiyorum şimdi bu güzel ve değerli anı için...

25 Mayıs 2012 Cuma
Kandil Simidi ve İrmik Helvası
Çocukluğumun en tatlı telaşıydı akşamüstü komşulara yemek götürmek.Etliye sütlüye bakılmaksızın komşununda tatması istenen her yemek yollanırdı.Bize yemek getiren komşu çocuklarıyla karşılaşınca al bu sizin ver sende bizimkini derdim annem çok kızardı.''Adam gibi götür ver tembel işi yapma'' derdi pratik zekamı kullanmışım halbuki takdir eden yok :)
Dün bizdede böyle tatlı bir telaş vardı kandil münasebetiyle yapılan simitler ve helvalar bernanın heyacanlı ellerinde komşulara gönderildi.''ne dicem anne''kandiliniz mübarek olsun''hımmm tamam kandiliz mümarek olsun'' ''hayırlı kandillerde diyebilirsin ''yok yok öbürünü derim ben'' ''iyi hadi düşürmeden götür bakalım'' bernanın yüzündeki mutluluk belki bir işi başarmanın belkide komşuların avucuna sıkıştırdığı paraların etkisidir onu çözemedim ama bunlar bernanın 7 yaş anıları olarak hafızasında yer edecek:)
Dün yayınlamayı planlıyordum aslında ama bilgisayardaki bir aksilik yüzünden bugüne kaldı dolayısıla geçmiş kandilinizi tebrik ederek helvayla simidin tarifine geçiyorum

Kandil simidi için
1/2 paket mrgarin,
1 su bardağı sıvıyağ,
1 yumurta(sarısı üstüne akı içine),
1 çay kaşığı mahlep,
5 tatlı kaşığı şeker,
1 tatlı kaşığı tuz,
1 paket kabartmatozu,
yarım fincan sirke,
aldığı kadar un,
üzeri için susam veya çörekotu
Oda sıcakılığında yumuşattığım margarine diğer malzemeleri ilave edip azar azar un ilavesiyle hamuru çok sert olmayan bir kıvamda yoğurdum,değişik şekillerdede yaptığım oluyor ama özel sebeple yaptığım için hepsini simit şeklide yapıp tepsiye sıraladım üzerine yumurtanın sarısını sürüp susama buladım,200 derecede 30 dakika kadar pişirdim.
İrmik helvası için
4 su bardağı irmik,
350 gr.tereyağ,
5 su bardağı şeker,
4,5 su bardağı süt
Tereyağı tencerede erittikten sonra irmiği ilave ettim 15- 20 dakika kavurdum rengi değişip sararmaya başlayınca şekerli sütü yavaş yavaş ilave ettim helvayıda bir yandan karıştırmaya devam ettim.Kıvamını bulduktan sonra ocağı kapatıp 5 dakika kadar demlenmesi için beklettim,sonra iki yemek kaşığı yardımıyla şekillendirdim
işte sonrası malum önce komşulara akşam oluncada büyüklere tattırıldı kandilleşildi dualar edildi dualar alındı
Birliği beraberliği sağlayan sevgi ve muhabbeti arttıran,adetleri gelenekleri görenekleri seviyorum elimden geldiğince uygulamaya çocuklarımada aktarmaya çalışıyorum,bizden onlara kalacak en büyük miras,ben şimdi burdan bir açılırım beni tutabilene aşkolsun,lafın kısası sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz dimi ama...
sevgiyle ve muhabbetle afiyetler olsun...
21 Mayıs 2012 Pazartesi
Milföyde Tavukbudu

cumartesi günü misafirlerim vardı,kardeşimin eşi yasemin ve yaseminin çok yakın bir arkadaşı asiye ki ben çok severim kendisini genç yaşına rağmen çok olgun marifetli hoşsohpet(ogün benim çenem düştü pek konuşamadı gerçi kızcağız:))uzun zamandırda ağırlamak istiyordum çocukların da evde olmasıyla neşeli curcunalı bir gün geçirdik...
Ben misafirin kısmetiyle geldiğine inanırım ne hazırlasam diye düşünürüm o ayrı ama birde bakarımki düşünmediğim şeylerde çıkıvermiş zaman bol bol yetmiş elim ayağıma dolanmadan hazırlanıvermişim ama bazende işler bir aksi gider herzaman yaptığın şeydir ama o gün olmaz.Asiye kısmetli kızmış belkide mehmet akifin kısmetidir:)(asiyenin minik paşası henüz 6 aylık çok tatlı maşallah)
Fellah köftesi
Ispanaklı çarşaf böreği,
Milföye sarılı tavuk budu,
Mozaik pasta,
Çikolatalı mini tart,
Tuzlu kurabiye,
Profiterol
çocuklar tarta ve profiterole bayıldı zaten onları düşünerek yapmıştım benimkilerden biliyorum yapıldığı gün bitiverir:)

milföye sarılı tavukbudunu gün arkadaşım seyhan yapar sıklıkla bende deniyim bakiğim dedim,hem pratik hem şık hemde oldukça doyurucu bir tarif
Kişi sayısına göre yaptım ben ikinciyi yemek pek mümkün olmadığından birer tane hesabıyla
10 tane tavuk budu,
10 tane milföy,
bir miktar kaşar peynir,
bir miktar tuz
Tavuk butlarını temizleyip yıkadıktan sonra üzerini geçecek kadar suyla haşladım önce,derilerini ayırdıktan sonra dondurucudan çıkarıp yumuşattığım milföyleri elimle biraz açtırıp rendelenmiş kaşar serpiştirdim tavuk budunu kemiği dışarda kalacak şekilde üzerine koyupüzerine biraz tuz serpip sardım kat yeri alta gelecek şekilde tepsiye sıralayıp 200 derecede kızarana kadar pişirdim.Fırından çıkardıktan sonra kemiklerine folyo sarıp servis tabağına aldım

Fırına sürmeden önce milföyü galeta ununa bulayarak yapmıştı bir başka arkadaşım ama ben bulamadan yaptım bir öneri belki denemek istersiniz
Afiyet olsun...
14 Mayıs 2012 Pazartesi
Güveçte Türlü

Issız bir adaya gidecek olsam yanıma alacağım üç eşyadan
biri güveç olurdu muhakkak.Güveçte pişen yemeklere bayılıyorum hiç sevmediğim
kurufasulyeyi bile güveçte pişirdiğim zaman
ellerime sağlık ne kadarr güzel yapmışım diye diye yiyorum.
Tam sebze zamanı iken güveçte en güzel ne olur pek tabikide
türlü,etlide olur etsizde benim azıcık bi kıymam varmış dondurucuda onuda
katıverdim.
Türlü adı üstünde çeşitli sebzelerle yapılıyor kabak fasulye
olaydı onlarıda koyardım ama patates ve patlıcan ana sebzeler oldu ve bol
sarımsak benim için türlünün illakisi

Malzemeleri sayarak tarife geçelim
3 orta boy patlıcan,
2 orta boy patates,
1 veya 2 tane soğan,
4-5 domates büyükçeyse 3 tanede olabilir
3 tane yeşil sivri biber,
Zeytinyağ,
Az miktar kıyma(kuşbaşıda olabilir,veya hiç olmasada olur)
1 baş sarımsak
Tuz,karabiber
Bütün malzemeleri doğrayarak yemeğe başladım.Patlıcan ve
patatesleri soyup su dolu bir kabın içerisine kuşbaşı doğradım.Domatesleri (kabukları
soyulabilense soymak güzel olur ama kimi domatesler sert oluyor kalın kalın
soymak gerekiyor o zamanda sanki ziyan oluyormuş gibi düşünüyoru soymamayı
tercih ediyorum) doğradım,sarımsakları kabuklarını soyup iki,üç
parça halinde doğradım,soğanı biberi bir araya doğradım.

Malzemeleri doğrayıp
hazır ettikten sonra güveci alıp patates ve patlıcanların bir kısmını içine
yaydım kıymayı,soğanı,biberi de üzerine yayıp kalan patates ve patlıcanları
üstüne kapattım sarımsakları serpiştirdim domatesi yaydım bir tatlı kaşığı
kadar tuzunu serptim 1 su bardağı kadar zeytinyağını gezdirdim bir çay bardağı
suyunuda döküp ocağa oturttum kaynadıktan sonra altını kısıp yarım saat sonra
ocağı kapattım.

Yemek pişerken çıkan kokuyu güveçte yemek pişirenler bilir ocağın
başında bekliyorum diyebilirim :)mutfağa yayılan en nefis kokulardan biri
Yanına bulgur pilavı yapıyorum ben,bilenler bilir pilavda
birinci tercihimdir, ayran, salata ilede desteklenince şen kahkahalarla yenen
bir akşam yemeği oluyor:)
Afiyet olsun…
9 Mayıs 2012 Çarşamba
Zeytinyağlı Enginar
Bu kadar güzel,lezzetli vede faydalı bir sebzenin ömrü neden
bu kadar kısa olurki yemeğinimi yapsam dondurucuyamı atsam bilemedim hayır bide
kolay olsa nebiliğim fasulye gibi mesela,o yaprakların içinden avuçiçi kadar
bişey çıkarcam diye uğraşmazdımda seviyorum napiğim
Benim enginarla
tanışmam izmirde yaşadığım senelere tekabül eder,annemle pazara çıktığımızda
görüyoruz bu nemenem bişeyki diyip almıyoruz sonra komşu muhabbetlerinde namını
duyunca hadi bi deniyelim dedik deneyiş o deneyiş…
Değişik usullerde
yapılmışlarını gördüm ama ben bu şekilde tutturdum gidiyorum,e yeter artık
diyen yok nasılsa :)
Şimdi malzemeler
6 tane enginar
2 orta boy soğan
2 tane çarliston biber
2 orta boy domates
1,5 su bardağı zeytinyağ
Tuz
Limon
Enginarlarla epeyce bi cebelleştikten sonra karartmamaya
özen göstererek (ki pekde başarılı olamıyorum biyandan limonla ovuyorum falan
ama ı ıh hazırlar gibi bembeyaz olmuyor)çıkardığım tabakları limonlu suda
beklettim. Tencereye zeytinyağı döküp soğanı biberi doğrayıp hafif kavurdum,domatesleri
küp küp doğrayıp ilave ettim onuda bir iki çevirdim,yayvan bir tencereye
yerleştirdiğim enginarların ortalarına bu sosu paylaştırdım,üzerine tuz serpip
1 su bardağı su gezdirip önce hızlı sonra yavaş ateşte 20- 25 dakika pişirdim.
Diğer zeytinyağlılarda olduğu gibi buda soğuk yenen bir
yemek lezzeti daha bir ortaya çıkıyor sanki,biz öyle dolaptan çıkarıp yiyecek
kadar soğuk sevmediğimiz için şöyle iki saat sonra falan servis yapıyorum
Afiyet olsun…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
